
Atatürk
Kurtuluş Savaşı ve Atatürk
imza tarafından Cum, 06/11/2010 - 12:35 tarihinde gönderildi.Mustafa Kemal, Temsil Heyeti üyeleriyle birlikte 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geçti ve Milli Mücadele'yi buradan yönetmeye başladı. Bu sırada Anadolu'daki direniş tüm hızıyla devam ediyordu. Sivil halk kahramanca vatan toprakları için mücadele ediyordu. Yurdun her yanında cepheler açılmıştı; Yunan işgaline karşı Ege Cephesi, Fransız işgaline karşı Güney Cephesi, Ermeni işgaline karşı Kuzeydoğu Cephesi açılmış durumdaydı.
Mustafa Kemal 16 Mart 1920'de İstanbul'un tamamen işgalinden sonra, Ankara'da bir meclis toplamak için yeni temsilcilerin seçilmesini istedi. Böylece tüm ülkeden gelen halkın temsilcileriyle 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal, milleti temsil etmesi için 110 delegenin oybirliği ile başkan seçildi. Böylece temelleri atılan yeni Türk Devleti'nin de lideri belli oluyordu. Yine Türk Milletinin ölüm-kalım savaşının, varoluş-yokoluş mücadelesinin, yani Kurtuluş Savaşı'nın lideri seçiliyordu. Kurtarılmayı bekleyen vatan için mevcut son derece kısıtlı imkanlar ancak Mustafa Kemal gibi bir önderin sorumluluğuna verilebilirdi.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 13 okuma
Atatürk İnkılapları ve Cumhuriyet Reformları
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 16:02 tarihinde gönderildi.Cumhuriyet'in ilanının ardından, yine Mustafa Kemal'in önderliğinde, devlet örgütü ve toplum yönetiminin de çağdaş anlayış ile uyumlu duruma getirilmesi için büyük inkılaplar gerçekleştirilmiştir. Daha sonra ayrıntılarıyla işleyeceğimiz inkılapların isimlerini burada kısaca belirtelim:
I. Siyasi Alanda Yapılan İnkılaplar:
1- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
2- Cumhuriyet'in İlanı (29 Ekim 1923)
3- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
II. Sosyal Hayatın Düzenlenmesi:
1- Şapka Kanunu (25 Kasım 1925)
2- Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılması ve Türbedarlıklar ile Birtakım Ünvanların Kaldırılması (30 Kasım 1925)
3- Milletlerarası Saat ve Takvim Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık 1925)
4- Milletlerarası Rakamların Kabulü (20 Mayıs 1928)
5- Ölçülerin Değiştirilmesi (1 Nisan 1931)
6- Lakap ve Ünvanların Kaldırılması (26 Kasım 1934)
7- Kılık-Kıyafet Değişikliği (3 Aralık 1934)
8- Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
9- Mustafa Kemal'e Atatürk Soyadı Verilmesi (24 Kasım 1934)
10- Kadınların Medeni ve Siyasi Haklara Kavuşmaları:
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 743 okuma
Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün ilk Cumhurbaşkanı Seçilmesi
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 15:59 tarihinde gönderildi.23 Nisan 192O'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile yeni Türk devletinin temellerinin atılmış olduğunu biliyorsunuz. işte bu meclis, ülkeyi yönetme hakkının kendisine ait olduğunu açıklamış ve kurduğu hükümetle de bu görevi yürütmeye başlamıştı. Meclis'te görev yapan milletvekilleri halk tarafından seçilmişti. Vatandaşlar devlet yönetimine katılmaya başlamışlardı. Ancak çözümlenmesi gereken sorun; rejimin adını koyup, hükümetin kurulma şeklinin değiştirilmesi konusunda Anayasa'da yapılması gereken düzenleme olacaktı. Mustafa Kemal Paşa 28/29 Ekim 1923 gecesi anayasa değişikliği projesini hazırladı. Hazırlanan bu proje 29 Ekim günü TBMM'ne sunuldu. Meclis anayasa değişikliğini kabul ederek, yeni Türk Devletinin bir Cumhuriyet olduğunu ilan etti. Oy birliği ile Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu (29 Ekim 1923). Milletvekilleri Cumhuriyet'in ilanını ayakta alkışlayarak ve "Yaşasın Cumhuriyet!" şeklinde duygularını ifade ederek kutladılar. İlk kabine İsmet Paşa tarafından kuruldu ve Meclis Başkanlığına da Fethi Bey (Okyar) getirildi.
- 1 yorum
- Devamını oku
- 1717 okuma
Atatürk ve Türk Ordusu
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 13:56 tarihinde gönderildi.Vatanına, özgürlüğüne ve şerefine düşkün olan Türk Milleti'nin, milli varlığı ve bağımsızlığı uğruna gösteremeyeceği kudret ve fedakarlık yoktur. Kurtuluş Savaşı Türk'ün bu üstün seciyesinin tüm açıklığıyla ortaya konduğu çok şerefli bir mücadele olmuştur. Atatürk de dünyanın en donanımlı ordularına karşı Milli Mücadele'yi başlatırken Türk Milleti'ne olan güvenini sık sık dile getirmiş ve Türk Ordusunu en büyük destekçisi olarak görmüştür. Atatürk'ün bu konuyla ilgili bazı sözleri şu şekildedir:
Ordu, Türk Ordusu, işte bütün milletin göğsünü itimat (güven), gurur duygularıyla kabartan şanlı adı. Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek (gerçekleştirmek) için sarfetmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilenmesi imkansız teminatıdır.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 312 okuma
Atatürk'ün Milli Birliği Yeniden Kurması
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 13:52 tarihinde gönderildi.Mustafa Kemal Paşa, Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına getirilmesinin ardından, 7 Kasım 1918'de bu komutanlığın kaldırılmasıyla 13 Kasım 1918'de İstanbul'a geri döndü.
Mondros Mütarekesi Sonrası Osmanlı Devletinin Durumu
-Ateşkes şartları gereğince ordumuz dağıtılmış,
-Silah ve cephanesi elinden alınmıştı,
-Osmanlı İmparatorluğu galip devletler tarafından paylaşılmaktaydı.
-Anadolu toprağı İngilizler, İtalyanlar, Fransızlar ve Yunanlılar tarafından işgal edilmişti.
-Çanakkale Savaşı'nda kahraman Türk Ordusu'nu geçemeyen düşman gemileri, Boğazlar'ı ve İstanbul'u işgal etmişlerdi.
-İstanbul Hükümeti tamamen İtilaf Devletleri'nin kontrolü altına girmişti.
-İtilaf Devletleri subay ve ajanları, Anadolu'nun hemen her yerinde azınlıkları kışkırtıyorlardı.
-I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı topraklarında eşine daha önce rastlanmamış bir karışıklık hüküm sürüyordu.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 828 okuma
Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda Gösterdiği Başarı
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 13:40 tarihinde gönderildi.Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı sırasında gösterdiği üstün askeri başarıları örneklendirmeye, yakın arkadaşı Ali Fuat Cebesoy un anlatımlarıyla başalayabiliriz. Bu değerli asker, (yukarıda) Atatürk'ün Çanakkale Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı'ndaki başarılarının bir değerlendirmesini yaptıktan sonra, sözü Kurtuluş Savaşı na getirerek şöyle demektedir: Milli Mücadele nin başlangıcı çok karışık durumlara sahne olmuştu. Bu esnada çok dirayet ve kiyaset (uzak görüşlülük ve akıllık) gösterdi. Acele etmedi ve harekete geçmedi. Ordularını iyi hazırlamaya başladı. Zamanla anlamıştı ki milli siyasetimizi bilfiil parçalamak isteyen, Anadolu daki Yunan ordularıdır. Bunları mağlup ve imha etmedikçe milli siyasetimizin batıya kabul ettirilmesinin imkanı olmayacaktı. Eğer bu düşman mağlup edilmezse Batı devletleri bizim istediğimiz şartlarla sulh müzakerelerine yanaşmayacaklardı. Şu halde ne yapıp edip bu düşman ordusunu yalnız mağlup değil, imha etmek lazımdı.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 2393 okuma
Atatürk Samsun'da
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 13:37 tarihinde gönderildi.Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra Mustafa Kemal Paşa, Halep'te bulunan Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına tâyin edilmişti. Fakat, ateşkes hükümlerini diledikleri şekilde uygulayan müttefikler, Babıâli'yi sıkıştırdı ve bu ordunun karargâhını da kaldırarak dağıtılmasını sağladı. Bunun üzerine Mustafa Kemâl Paşa İstanbul'a geldi. Düşman donanması da aynı gün İstanbul'a demir atmıştı. Mustafa Kemal bunları görerek "Geldikleri gibi giderler!" demişti. Bu sırada İstanbul'da hükümet değişmiş, padişah Vahideddin sadrazamlığı (başbakanlığı) Damad Ferit Paşa'ya vermişti, Ferit Paşa hükümeti İngilizler'den yana bir politika güdüyor, âdeta ingiltere'nin emriyle hareket ediyordu. Padişah Vahideddin meclisi de dağıttı.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 341 okuma
Atatürk Kronolojisi
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 13:35 tarihinde gönderildi.1881 - Mustafa'nın Selanik'te doğuşu.
1881-1893 arası Mustafa'nın babası Ali Rıza Efendi'nin ölümü.
1893 - Mustafa'nın Selanik Askerî Rüştiyesi'ne yazılması ve öğretmeni Mustafa Efendi'nin kendisine "Kemal" adını takması.
1895 - Mustafa Kemal'in Selanik Askeri Rüşdiyesi'ni bitirerek Manastır Askerî İdadisi'ne girmesi.
13 Mart 1899 - Mustafa Kemal'in Manastır Askerî idadisi'ni bitirerek istanbul'da Harp Okulu piyade sınıfına yazılması.
1902 - Mustafa Kemal'in Harp Okulu'nu bitirerek Harp Akademisi sınıflarına geçmesi.
11 Ocak 1905-Mustafa Kemal'in Kurmay Yüzbaşı olarak Harp Akademisi'nden mezun olması ve merkezi Şam'da bulunan Birinci Ordu emrine verilmesi.
Ekim 1906-Mustafa Kemal'in bazı arkadaşlarıyla birlikte Şam'da gizli "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti" ni kurması.
20 Haziran 1907 - Mustafa Kemal'in rütbesinin Kolağasılığa yükseltilmesi.
Eylül 1907 - Mustafa Kemal'in Üçüncü Ordu'ya naklolunarak Selânik'e gelmesi.
13 Nisan 1909 - Mustafa Kemal'in 31 Mart Ayaklanması üzerine Hareket Ordusu Kurmay Başkanı olarak İstanbul'a hareketi.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 353 okuma
Atatürk'ün Çanakkale'de Gösterdiği Üstün Başarı
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 13:28 tarihinde gönderildi.15 Şubat 1915, Çanakkale Savaşı'nın başlangıç tarihidir. Mustafa Kemal, ilk gününden itibaren, elindeki kuvvetler ile bu savaşın içindedir. Var güçleriyle Çanakkale Boğazı na saldıran düşman kuvvetleri, 18 Mart 1915 teki deniz savaşında yenilir. Fakat, İstanbul a ulaşmak isteyen İtilaf Devletleri, bu yenilginin ardından bir de karadan deneme yapmaya kalkarlar. Bu arada, 25 Nisan1915 sabahı, ilginç bir olay gerçekleşir. Osmanlı Hükümeti ve Genelkurmayı, Gelibolu ve Ege Denizi tarafından gelecek bir kara savaşını düşünmemektedir. Ve dolayısıyla, bu konuda hazırlıklı da değildir. Ancak Mustafa Kemal, düşmanın, önemli bir stratejik konumu olan Arıburnu ndan çıkarma yapacağını anladığı için, emri altındaki 57. Alayı Kocaçimen mevkine getirir. Mustafa Kemal Conkbayırı na vardığı sırada, 9. Tümen e bağlı 27. Alay ın askerlerinin Conkbayırı na doğru kaçtıklarını görerek önlerini keser ve şöyle sorar:
- Nereye gidiyorsunuz?
- Düşman geldi.
- Nerede?
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 1482 okuma
ATATÜRK VE CUMHURİYET
Genç _Türk tarafından Paz, 10/12/2008 - 11:44 tarihinde gönderildi.Baş eğmişken önünde altı asır her zorluk,
Göçtü bir çınar gibi koca imparatorluk!..
Çatırdattı bu göçüş göklerini vatanın,
Duyunca silkindi Türk narasını "Ata"nın!...
Haykırdı kadın, erkek: "İhtilâl var, ihtilâl"!
Çiğnenemez yerlerde mübarek, şanlı hilâl...
Alev alev bayrağım kızıllıklarda yandı,
Bütün millet "Kemal"in etrafında toplandı!..
Dönünce yurt ananın gözleri bir pınara
Can verdi ulu tanrım bu devrilen çınara!..
Saldı o yeniden kök, filiz, gövde, dal budak:
Irkının şahlanışı ısırttı "Garb"a dudak!..
Çekince Mehmetçik'ler kılıçları kınından,
Göl göl oldu her taraf korkak düşman kanından!
Birleşti siperlerde gazilerle, şehitler,
Yeni bir düzen verdi dünyaya koç yiğitler!..
Dile gelince otuz asırlık şanlı mazi,
Türk'ün kara bahtını ağarttı "Büyük Gazi"!..
Son verip bu cenkte biz binbir kötü niyete,
Kavuştuk sevgilimiz: İstiklâl, hürriyetle!..
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 467 okuma
Son yorumlar
10 hafta 2 gün önce
29 hafta 3 gün önce
34 hafta 5 gün önce
37 hafta 5 gün önce
1 yıl 2 gün önce
1 yıl 16 hafta önce
1 yıl 16 hafta önce
1 yıl 33 hafta önce
1 yıl 37 hafta önce
1 yıl 39 hafta önce