
Cumhuriyet dönemi
Türk Ordusu ve Milli Savunma
imza tarafından Paz, 08/08/2010 - 21:22 tarihinde gönderildi.Bildiğiniz gibi Türk milletinin hayatında askerliğin çok özel ve önemli bir yeri vardır. Türklerdeki millet-ordu kaynaşması başka hiçbir millette görülmez. Bu nedenle Türk ordusunun geçmişi, Türk tarihi kadar eski ve
köklüdür. Bugüne kadar değişik yer ve zamanlarda kurulmuş olan bütün Türk devletlerinin temeli, düzenli bir askerî teşkilâta dayanır. Askerlik, Türklerde hem önde gelen bir meslek, hem de millî bir görevdir.
Cumhuriyet döneminde, her alanda olduğu gibi askerî alanda da önemli gelişmeler oldu. Türk Silâhlı kuvvetleri, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri olarak yeniden teşkilâtlandırıldı. Günümüz ihtiyaç ve imkânlarına göre donatıldı, en iyi şekilde eğitildi. Modern silâh, araç ve gereçlerle savaş gücü artırıldı. Türk ordusu, yüksek moral gücüne sahip disiplinli bir ordudur. Türk milletinin tarih boyunca ispatlanmış en belirgin özelliği "soylu bir yiğitliğe" dayanan doğuştan savaşçı niteliğidir. Bu özellikleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti dostlarına güven, düşmanlarına ise endişe kaynağı olmaktadır.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 483 okuma
Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün ilk Cumhurbaşkanı Seçilmesi
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 15:59 tarihinde gönderildi.23 Nisan 192O'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile yeni Türk devletinin temellerinin atılmış olduğunu biliyorsunuz. işte bu meclis, ülkeyi yönetme hakkının kendisine ait olduğunu açıklamış ve kurduğu hükümetle de bu görevi yürütmeye başlamıştı. Meclis'te görev yapan milletvekilleri halk tarafından seçilmişti. Vatandaşlar devlet yönetimine katılmaya başlamışlardı. Ancak çözümlenmesi gereken sorun; rejimin adını koyup, hükümetin kurulma şeklinin değiştirilmesi konusunda Anayasa'da yapılması gereken düzenleme olacaktı. Mustafa Kemal Paşa 28/29 Ekim 1923 gecesi anayasa değişikliği projesini hazırladı. Hazırlanan bu proje 29 Ekim günü TBMM'ne sunuldu. Meclis anayasa değişikliğini kabul ederek, yeni Türk Devletinin bir Cumhuriyet olduğunu ilan etti. Oy birliği ile Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu (29 Ekim 1923). Milletvekilleri Cumhuriyet'in ilanını ayakta alkışlayarak ve "Yaşasın Cumhuriyet!" şeklinde duygularını ifade ederek kutladılar. İlk kabine İsmet Paşa tarafından kuruldu ve Meclis Başkanlığına da Fethi Bey (Okyar) getirildi.
- 1 yorum
- Devamını oku
- 5788 okuma
Cumhuriyet Dönemi'nde Dış Siyaset
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 15:52 tarihinde gönderildi.Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulmasıyla, devlet olmanın temel özelliklerinden biri olan, devletlerarası ilişkiler dönemi başlar.
24 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması sonrası antlaşma sağlanamayan ve ilerde çözülmek üzere aksayan yönlerin düzeltilmesi için bir dizi çalışmalar yapılır.
Bu konuların başlıcaları;
Musul Sorunu
Mondros Mütarekesi gereğince savaşan birliklerin bulundukları yerlerde kalması hükmüne İngiliz birlikleri uymayarak ve mütareke kararlarını hiçe sayarak haksız bir şekilde Musul'u işgal ederler. İşgal sonrası Musul'da yaşayan taraflar dahi Ankara Hükümeti'ne destek vererek tutumlarını belirtmişlerdir.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk 1920 tarihli Musul meselesi hakkında Meclis'te yapmış olduğu yukarıdaki konuşmayla konunun önemini şöyle belirtmiştir:
"Hep kabul ettiğimiz esaslardan birisi ve belki birincisi olan hudut meselesi tayin ve tespit edilirken, hudud-u millîmiz, İskenderun'un cenubundan geçer, şarka doğru uzanarak Musul'u, Süleymaniye'yi, Kerkük'ü ihtiva eder. İşte hudud-u millîmiz budur dedik!"
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 661 okuma
CUMHURİYET TÜRKİYE'SİNE BİR BAKIŞ
TR tarafından Paz, 10/12/2008 - 10:50 tarihinde gönderildi.Yirminci yüzyılın başında, hattâ Cumhuriyet'in kurulduğu yıllarda, Türkiye'nin bir ucundan öteki ucuna, tarımda karasaban dönemi yaşanıyordu; Türkiyede traktör, İlaçlama âleti, ziraî ilâç, kimyevî gübre üretilmiyordu; köylümüz bunları kullanmayı bilmiyordu. Tarım teknolojisi bin yıl öncekinden pek farklı sayılmazdı. Cumhuriyet döneminde, nüfusumuz 10 milyon civarından 50 milyonun üstüne yükseldiği halde, Türkiye halkı 1923'tekinden daha iyi besleniyorsa, bunu bilim ve teknolojideki ilerlemelere ve artan üretim gücüne borçluyuz. Cumhuriyetten bu yana nüfusu beş katına yakın artış gösteren Türkiye'nin, bu süre içinde, buğday üretimini sekiz katına yakın arttırabilmesi (ve başka tarımsal üretim alanlarında ayni gelişmelerin görülmesi) sayesindedir ki, Türkiye bugün kendi nüfusunu besleyebilecek sayılı dünya ülkeleri arasında bulunmaktadır.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu günlerde, ülkede sanayi teknolojisi Batı Avrupa'nın XIX. yüzyılın başında ulaştığı teknolojiden bile geri idi. 1915 yılına ait istatistik bilgilerine göre, elektrik gücü kullanan tesisler son derecede azdı ve bunlara sadece bir iki şehirde rastlanabilirdi. Ülke, elektrik çağ! şöyle dursun, buhar çağına bile tam olarak geçmiş sayılmazdı. Dereler üzerinde kurulup su gücü ile dönen basit değirmenler, sanayi sektörünün önemli bir kesimini oluşturuyordu.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 676 okuma
Son yorumlar
1 yıl 9 hafta önce
1 yıl 12 hafta önce
1 yıl 12 hafta önce
1 yıl 15 hafta önce
1 yıl 15 hafta önce
1 yıl 17 hafta önce
1 yıl 32 hafta önce
1 yıl 51 hafta önce
2 yıl 5 hafta önce
2 yıl 8 hafta önce