Sevr Antlaşması

Sevr Antlaşması

Birinci Dünya Savaşı'nın galip devletleri Osmanlı Devleti ile barış antlaşması yapmayı geciktiriyorlardı. Çünkü büyük ve zengin Türk topraklarını Türkler'e bırakmak Osmanlı Devleti'ni ayakta tutmak niyetleri yoktu. Ama bu zengin toprakları aralarında paylaşmak da kolay değildi. Bu arada Türk milleti kenetleniyor, bileniyor ve yurdunu işgalden kurtarmak için sıkılan yumruk gibi toplanıyordu. Bunu da farkeden galip devletler San Remo'da toplanarak Osmanlı Imparatorluğu'nu paylaşmaya karar verdiler.

Galip devletler, San Remo'da kararlaştırdıkları barış şartlarını bildirmek için Osmanlı Devleti'nin temsilcilerini Paris'e davet ettiler. 11 Mayıs Paris Konferansı'nda galip devletler Türkler'e barış şartlarını şu şekilde açıkladılar:

Büyük Taarruz

Düşmanı "Vatanın harim-i ismetinde boğmak" zamanı gelmişti.

İnönü ve Sakarya savaşlarından sonra İtilâf devletlerinin dışişleri bakanları Türk ve Yunan hükümetlerine ateşkes teklif ettiler. 26 Mart 1922 tarihinde ise barış şartlarını bildiriyor ve bu defa Türkler'e sözde daha fazla taviz veriyorlardı. Bu şartlara göre Kırklareli, Babaeski ve Edirne Yunanlılar'da, Tekirdağ ise Türkler'de kalmak üzere Trakya sınırı yeniden çizilecekti. İstanbul boşaltılacak, ayrı bir bölge olacak, Boğazlar serbest bırakılacaktı. Türk ordusunun Sevr Antlaşması'na göre 50 bin olan mevcudu 85 bine çıkarılıyor, kapitülasyonlarda tadilat teklif ediliyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti bu tekliflere kısa bir nota ile cevap verdi: işgalciler Anadolu'dan tamamen çekilmeden barış görüşmelerinin yapılamayacağı, tekliflerin incelenmeyeceği bildirdi. İtilâf devletleri 15 Nisan'da bu notamızı reddettiler.

İnönü Savaşları

İNÖNÜ SAVAŞLARI

"Siz yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz" Atatürk Galip devletlerin desteğiyle İzmir'e çıkan Yunanlılar Batı Anadolu'dan Orta Anadolu'ya doğru ilerlemeye başlayınca Kuva-yı Millîye'nin müfreze ve çeteleriyle karşılaştılar. Kuva-yı Millîyeciler'in direnişiyle düşman oyalanırken, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti de millî orduyu yeniden kurma ve donatma çalışmalarına hız vermişti. Millî ordu kuvvetlenmedikçe sayı ve silâh bakımından üstün olan düşman ordusu ile ciddi bir savaşa girmek doğru değildi. Yunanlılar ise millî ordunun kurulmasını önlemek için işgal altında tuttukları toprakları genişletmek istediler. İzmir'den sonra güneyde Denizliye, doğuda Uşak'a, kuzeyde Bursa ve izmit'e kadar uzanan hattın batısını kontrollerinde tutuyor, bu hattı doğuya genişletmek, Türk millî ordusunun teşkilât ve kabiliyetini anlamak için Bursa'daki birliklerinden 20 bin kişiiik bir kuvvet ayırarak, Eskişehir yönünde keşif niteliğinde bir taarruza karar verdiler.

Birinci İnönü Savaşı

Son yorumlar

İçeriği paylaş

Design - Luka Cvrk. Drupal Port by ADT Drupal Themes.

sfy39587f11